Boşnak asıllı Alman vatandaşı olan Felix Sturm, 31 Ocak 1979
tarihinde Almanya’nın Leverkusen şehrinde doğdu. Alman vatandaşlığına geçmeden
önce ismi ‘’ Adnan Ćatić ‘’ olan boksörün dövüş hayatı ilk olarak
amatör boksta şekillenmeye başladı.
1997 ve 1999 Yıllarında, hafif orta sıklet
dalında Almanya şampiyonlukları kazanan boksörün en büyük başarısı ise 2000
yılında Finlandiya’nin Tampare şehrinde yapılan Avrupa Boks Şampiyonasında
altın madalya kazanması idi.Bu
başarının ardından Alman Milli takımında yer alan boksör, aynıs ene içerisinde
Sidney olimpiyatlarında yer almasına karşın üçüncü turda, daha sonra
profesyonel boksta da Dünya şampiyonluğuna ulaşacak Jermain Taylor’a sayı ile
kaybederek olimpiyatla üçüncü turda veda etmek zorunda kaldı. Olimpiyatlardan
yaklaşık 6 ay sonra, 2001 yılının ilk ayındaprofesyonel boksa geçiş yaptı.
Profesyonel olarak çıktığı ilk
karşılaşmasında Antonio Ribeiro karşısında 4 round sonunda sayı ile galip gelen
boksör, 2003 senesinde IBF Gençler Orta sıklet şampiyonluğunu kazandı. Bu
başarısının devamında WBO’nun kıtalararası şampiyonluğunu da kazanan boksör
için artık bir sonraki hedef Dünya şampiyonluğu idi ve karşısında Arjantinli
Hector Javier Velazco’yu bulacaktı. 13 Eylül 2003 Tarihinde Berlin’de
karşıl
aşan iki boksör, 12 round boyunca nakavtlı bir sonuca imza atamadı.
Kontrollü bir dövüş çıkartmaya çalışan iki boksörden hangisinin kazanacağı ise
puan hakemlerinin değerlendirmeleri sonrası ortaya çıkacaktı. Yalnız,
karşılaşmanın son ro
undunda Sturm’un rakibi ile hiç dövüşe girmeden sürekli
etrafında dans etmesi ve tabir’-i caizse mücadeleden kaçası da gecenin tepki
çeken unsurlarındandı. 12 Roundun sonundaiki hakem Sturm’a, diğer hakemin ise Arjantinli Velazco’ya karşılaşmayı
önde bitirdiğini açıklamasının ardından Felix Sturm, 2’ye karşı 1 hakem kararı
ile yeni
orta sıkletin WBO’nun yeni Dünya şampiyonu olarak ilan edildi. Bu
unvanını bir kez koruduktan sonra ise bu sefer ki durağı Las Vegas’tı. Bernard
Hopkins ile düelleyo girişecek olan Oscar De La Hoya’nın orta sıklette kemer
kazanabilmesi için en uygun rakip, kendisi açısından tecrübesiz sayılabilecek
Felix Sturm olarak görülüyordu. Ancak, De La Hoya sandığından çok daha dişli
bir rakip ilekarşılaştığını maç
başlayınca anlayacaktı. Maça çok iyi konsantre olduğu daha ringe gelişinden
belli olan Sturm, özellikle çabukluğu ve sol direkleri ile efsanevi rakibine
zor anlar yaşatıyordu. 12 Round sonuçlanmış, De La Hoya beklentilerin uzağında
bir performans ile soncu duymayı bekliyordu. O gün herkes birbirine belki de şu
soruyu soruyordu. De La Hoya mı kötü gününde idi, yoksa Sturm mu onun
planlarını alt-üst etmişti ? Açıklanan sonuçlar ise tam anlamı ile hakemlerinde
ne denli kararsız ve bir o kadar da çaresiz kaldıklarını gösterir nitelikte idi
! Üç hakem de ki, bunların içinde Dave Moretti ve Paul Smith gibi ringlerin
tecrübeli yargıçları da dahil olmak üzere 115-113’lük De La Hoya lehine bir
karar açıklamışlardı. Bilgisayar verilerine göre o gün, De La Hoya’dan 46
yumruk daha fazla vuran De La Hoya’nın mağlup sayılmasının en önemli
nedenlerinin başında, birkaç ay sonrasına planlanmışBernard Hopkins -Oscar De La Hoya, orta sıklette kemer
birleştirme maçı yer alıyordu ve bu planın bozulması elbette kimseyi memnun
etmeyecekti !
Las Vegas’ın acı tecrübesi sonrası
Sturm, Almanya’ya geri döndü ve yeniden WBO’nun kıtalararası şampiyonluğunu
kazandı. Bu karşılaşmalar içinde en dikkat çeken performansı takım arkadaşı
Bert Schenk’i ikinci roundda nakavt ederken gösterdi. Bu mağlubiyet, rakibinin
profesyonel boks kariyerinde sonu anlamına geliyordu ! Ardından Jorge Sendra’yı
yenerek WBA ‘de unvan maçı yapmaya hak akzandı ve Yeni Zelandalı rakibi
Masoline Masoe’nin karşısında meydan okuyan olarak yer aldı. Şampiyon rakibi
karşısında sürekli dövüşün kontrolünü elinde bulunduran boksör, 12 round
sonunda ikinci kez Dünya şampiyonluğuna ulaştı. Bu maçın ardından ise unvanını
ilk kez savunmak için çıktığı karşılaşma da kendisinden yaş olarak ileride olan
İspanyol Javier Castilejo karşısında mücadele verecekti. Ancak, gecenin Sturm
için parlak geçmeyeceği henüz ikinci roundda kendini belli etmiş ve hakem
Sturm’a 8 ‘e kadar saymak zorunda kalmıştı.Karşılaşma içinde rakibinin seviyesine zaman zaman ulaşmaya çalışan
Sturm’a, İspanyok rakibi son darbeyi 10. roundda vurmuş ve Alman boksör çenesi
kırılmış bir şekilde teknik nakavt ile karşılaşmayı kaybetmişti. Bu mağlubiyet,
ağır bir kayıp olarak nitelendirilmekte idi ama Sturm ve ekibi geri adım atmayacaklarını açıkladılar.
Maçı kaybetse de WBA’in üst
sıralarında kendisine yer bulmayı başaran Sturm, Javier Castillejo ile yeniden
unvan maçı yapmaya hak kazandı. Aslında, Castilleho’da unvanı koruma konusunda
başarılı olamamıştı. De La Hoya sonrası çıktığı karşılaşma da Arjantinli
Mariano Natalio Carrera karşısında 10. roundda teknik nakavt ile kaybeden
boksör, rakibinin maç sonrası yapılan testlerinde ‘’ Clembuterol ‘’ tespit
edilmesi sonucu karşılaşma, sonuçsuz olarak bırakılmış ve böylece İspanyol
boksör de unvanın sahibi olarak kariyerine devam etmişti. De La Hoya, bu kez
hata yapmamak için çok temkinli bir karşılaşma çıkardı. Bu sefer Castillejo’ya
bir şans daha vermek istemiyordu ve rakibini 12 roundda sayı ile de olsa mağlup
ederek yenidenWBA şampiyonu oldu. Randy
Griffin’e karşı unvanını savunmak için çıktığı karşılaşmada ise beklentilerin
uzağında bir dövüş çıkartarak beraberlik ile yetindi ama karşılaşma sonrası
epey eleştiri aldı. Artık, şampiyonluğu sorgulanıyordu ve diğer iki şampiyon;
Pavlik ve Abraham ile aynı seviyede değerlendirilmiyordu. Bu karşılaşma sonrası
ise kendisini gözden geçirdi ve yapılan eleştirileri bir yerde dikkate aldı.
Bunula birlikte önce Jamie Pittman’ı nakavtladı sonra da Randy Griffin’den
rövanşı açık bir skorla aldı ve eleştirileri yavaş yavaş kırmaya başladı. Son
maçında ise Almanya derbisi sayılabilecek karşılaşma da rakip kulübün boksörü,
Avrupa şampiyonu Sebastien Sylvester’i 12 round sonunda etkileyici bir
performans ile geçerek yeniden kendisine olan saygıyı elde etmek konusunda
önemli bir adım attı. Bir yandan da maç öncesi kendisini Alman olarak
görmediğini söyleyen rakibine de cevabını ringde vermiş oldu.
Şu an Sturm’un en önemli rakipleri
arasında WBC ve WBO şampiyonu Kelly Pavlik ile IBF şampiyonu Arthur Abraham
bulunuyor. Ancak, Sturmve ekibi
Abraham’ın menajerinden gelen 2,5 Milyon Euroluk teklifi reddedince, bir anlam
da Almanya’da büyük bir fırsat sayılabilecek kemer birleştirme gecesini de
reddetmiş oldular. Bundan sonra Sturm’un nasıl bir yol izleyeceği hakkında ise
tıpkı Abraham’ın yaptığı gibi kely Pavlik ile maç yapmak için fırsat
kollayacağı konusunda şüphemiz yok.
1 Metre 81 cm boyunda olan boksör,
kariyerine antrenör Michael Timm ile devam etmekte. 31 Galibiyeti, 2
mağlubiyeti olan boksörün aynı zaman da 1 de beraberliği bulunmakta. 13 Kez
rakiplerini nakavt etme başarısı gösteren Alman boksörün,özel yaşamında dinine oldukça bağlı olan bir
Müslüman olduğu ve günde beş kez de namaz kıldığını bilinmektedir. Hobileri
arasında ise; sinema, basketbol ve extreme spor dalları yer almaktadır.